Zayıf Karakter Kalp Krizini Etkiliyor

Pikolojik ve davranışsal faktörlerin; diyabetten, gastrointestinal bozukluklara, kardiyovasküler hastalıklardan kansere, nörolojik sorunlardan solunum ve romatolojik şikayetlere kadar önemli hastalık gruplarıyla ilişkisinin anlaşılması için geliştirdiği Mizaç ve Karakter Envanteri (Temperament and Character Inventory) ile ünlenen Washington Universitesi Tıp Fakültesi psikiyatri ve genetik uzmanı Prof. Dr. Cloninger, bir kongre için geldiği Antalya'da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Karakteri belirleyen üç özelliğin kendini yönetme, işbirliği yapma ve kendini aşma olduğunu vurgulayan Cloninger, irade, sorumluluk, etkinlik, geleceğini belirleyebilme gücü, hedefler ve değerler oluşturabilme, sınırlılıklarını kabul etme ve problem çözme becerilerininin 'kendini yönetme', vicdan, yardımseverlik, başkalarının haklarına saygının 'işbirliği yapma', evrenin bir parçası olarak hissetmek, dünyayı anlamak, sabır, mistik duygular ve dini inanışların da 'kendini aşmak' ile ilişkili olduğunu söyledi.

Karakter bileşenlerini 'kuvvetler ayrılığı' ilkesiyle açıklayan Cloninger, 'kendini yönetme'nin 'yürütme', işbirliği yapmanın 'yasama', kendini aşmanın ise 'yargı'ya benzetilebileceğini dile getirdi.

Cloninger, şöyle konuştu:

''Sağlıklı ve olgun bir insan olabilmek için, kendinize saygılı, etrafınızdakilere de yardımcı olmanız gerekiyor. Yeteri kadar ruhani yapıya sahip olamazsanız ise istediğiniz kadar uğraşın mutlu olamazsınız. Daha az üreten, daha az yaratıcı insan haline gelirsiniz ki bu da mutlu olmanızın önündeki engellerden biridir. Aldığınız kararları kendi içinizde mutlaka değerlendirmelisiniz ki mutlu olun.

Ait olduğumuz dünyanın, çevrenin farkında olmalıyız. Kilit sözcük farkındalık. Dünyaya kendinizi bağlı hissederseniz, korku, öfke ve onaylanma isteğinden kendinizi soyutlayabilirsiniz. Bu da birçok erdeme neden olur. Sevgi, cesaret, onur tüm mutlu olabileceğiniz erdemler bu farkındalıkla gerçekleşir. Bu bağlılığa sahip olursanız kendinizde birşeyler üretmeye yönelik içgüdüyü aktive edersiniz. Bu içgüdüyü kullandığınız zaman kendinize ve dünyaya faydalı insanlar haline gelirsiniz. Bu bağlı hissedebilme, maneviyat sadece insanlarda olan özelliktir. Kalbimizi, bilimi ve konuşma dilini biraraya getirdiğimizde çok faydalı bir mizaca sahip olabiliyoruz.''

İnsanlık teknolojik yeniliklerle kendisini sürekli geliştirirken dünyayı kirletiyoruz, iklim değişikliğine neden oluyoruz. Savaşlar, ekonomilerin kötüye gitmesi, enerji için yapılan mücadeleler... Dünya üzerindeki hayvan habitatının üçte birini yok ettik. Bu çok ciddi bir rakam. Bu kavgadan uzaklaşamadıkça maneviyattan uzaklaşıyorsunuz. Tüketim ve savaş insanları hiçbir zaman mutlu etmedi.''

Hastalığınız kişiliğinizden kaynaklanıyor

İnsanların karakterleri ve hastalıklar arasında kesinlikle ilişki bulunduğunu belirten Cloninger, şöyle konuştu:

''Bu konuda çok geniş kapsamlı çalışmalarımız var. 25 yıldır insanların kişilik özeliklerini takip ediyoruz. Ve şöyle bir sonuca vardık; ister inanın, ister inanmayın kalp hastalıklarını en önemli nedeni olarak karşımıza çıkan şey zayıf karakter. Çok şey yapabileceğinize inanıp hiçbirşey yapmayan, kendisi dahil hiç kimseye faydası dokunmayan bu insanlar sigara içenlere kıyasla 4 kat daha fazla kalp hastası oluyorlar. Bu ilişki sadece kalp hastalıklarıyla sınırlı değil, kanser, hipertansiyon...

Zayıf karakterli bu insanlarda kişilik bozuklukları da ortaya çıkıyor. Kişilik bozukluğu tüm bu hastalıklarla ilişkili. Kişilik bozukluğu olan kişide aşırı stres vardır, yaşam tarzında sıkıntı vardır. Bunlar kalp hastalıkları, kanserler, depresyon ve birçok bağımlılığa neden oluyor. Çünkü kişilik bozukluğu olanlarda daha fazla maruziyet var. Kişiliği oturmadığı için herşeyden çok fazla etkileniyor. Herşeyin her zaman en olumsuzunu düşünüyor. Kişilik bozukluğu hastalıkların tek başına sebebi değil ama hastalıklar için büyük bir risk.

Maneviyatı güçlü, etrafındakilerle ve kendiyle barışık, çevresindekilere çok şey yapabilen insanlar dünya ile uyum içinde yaşamaya başlayabilir. Bu üç nokta çok önemli. İnsan olmak zor ve bunu başarmak çok kolay değil.

Hiçkimse mükemmel ve kusursuz değil. Herkesin karakterinde kusurlar var. Hiçkimse bu üç özeliği de yüzde yüze tamamlayamaz. Ama biliniz ki hepimiz davranışlarımızı değiştirerek şuan olduğumuzdan daha sağlıklı olabiliriz.''

Zarardan kaçınanlar

Mizaç özeliklerinden 'zarardan kaçınma'nın tanıdık olmayan, güvenilmez ve belirsiz durumların araştırılmasını engellediğini ve pasif kaçınmalara veya aktif kaçmalara neden olduğunu dile getiren Cloninger, bu kişilerin fiziksel olarak en çok zarar gören grup olduğunu kaydetti.

Gergin, sessiz ve içine kapanık kişilerin karakterlerindeki problemlerden dolayı mental olarak sıklıkla sorun yaşadığını belirten Cloninger, ''Mental özellikler yeterince gelişmediği zaman ciddi bir gerginliğe neden olur. Beynimizdeki ağrıları engelleyen sıvıyı salgılayan noktalar fazla çalışmadığı için başka biri hiçbir şekilde ağrı hissetmezken bu kişiler yerinden kalkamayabiliyor ve çok ağrı hissediyor'' dedi.

Dışarıdan hastalık hastası gibi görülebilen bu insanların ağrıyı gerçekten hissettiklerini dile getiren Cloninger, anksiyete ve gerginlik yaşayan bu kişileri sakinleştirmeden, ağrılarını tedavi etmenin mümkün olmadığını söyledi.

Cloninger kuramı

Cloninger'e göre kişilik mizaç ve karakter bileşenlerinden oluşuyor. Buna göre mizaç kişiliğin biyolojik, karakter ise sosyal-kültürel bileşeni. Bu modele göre mizaç, yaşamın ilk yıllarında kazanılan ve tüm yaşam boyunca nispeten kalıcı olan davranışlarımızın temelini oluşturuyor. Cloninger'in modelinin temeli mizaç özelliklerine dayanıyor. Mizaç özellikleri bireyin tehlike, yenilik ve ödül gibi uyaranlar karşısındaki yanıtını belirliyor. Birbirinden bağımsız dört temel mizaç özelliği ise şöyle: Yenilik arayışı, zarardan kaçınma, ödül bağımlılığı ve sebat etme.

Cloninger kimdir?

Genetik, nörobiyoloji, gelişim psikolojisi, beyin görüntüleme, normal kişilik gelişimi ve kişilik bozukluklarının psikometrik incelenmesi alanlarında öncül çalışmalarda bulunan Cloninger, 1993 yılından itibaren Dünya Sağlık Örgütünde Ruhsal Hastalıkların Tanı ve Sınıflandırılması ve Alkol/Madde Kullanımı Sorunları konularında danışmanlar kurulunda çalışıyor. American Psychiatric Association tarafından psikobiyoloji alanında Adolf Meyer ödülü, International Society for Psychiatric Genetics ve American Society for Addiction Medicine tarafından yaşam boyu başarı ödülüne layık görüldü. Yayınlanmış 8 kitabı ve 400'e yakın bilimsel makalesi olan Dr. Cloninger, Oxford University Press tarafından yayınlanan Feeling Good: The Science of Well-Being kitabında felsefeden antropolojiye, sosyal bilimlerden, günümüz nörobiyoloji, genetik ve beyin görüntüleme çalışmalarına tüm verileri ustaca buluşturmasıyla tanınıyor.

Leave a Reply